18 Ocak 2013 Cuma




Karşıt Sinema Manifesto, Yeni Türkiye Sineması’nın içine girdiği duraklama dönemine dikkat çekmek, gerilemesine engel olmak ve olası bir çöküşü ortadan kaldırmak amacı ile yönetmen Can Eren ve sinema yazarı Beste Yamalıoğlu tarafından kaleme alınmıştır.
Temel argümanı:
Türkiye Sineması’nda kullanılan minimal ve gerçekçi yapı tıkanmıştır. Sinema özgün ve yenilikçi olmaktan uzak; taşra bunalımı, çevre/aile ikilemi, yabancılaşma ve aidiyet gibi kavramlar arasında sıkışmış, dolayısıyla yaratıcılıkla yakından uzaktan ilgisi olmayan, festival ve ödül odaklı uyuşturucu bir mekanizma haline getirilmiştir. Sinemanın; sinemacıların, yapımcıların, dağıtımcıların, akademisyenlerin ve festivallerin birbirlerinin sırtlarını sıvazladıkları bu rant denizinde kaybolmasına izin vermeyeceğiz. Sanat sineması kisvesi altında teknik ve teorik yetersizliklerin örtbas edildiği sinemanın samimiyetini sorguluyoruz. Sinemanın samimiyetine inanmayan seyirci için sinema sektörü açık bir Pazar; filmler, yeniden ve yeniden okunabilecek birer değer olmak yerine tüketilip atılan dönemlik ürünler haline gelmiştir. Yani sinema, ülkenin sosyo-ekonomik şartlarına uydurulmuş bir ürüne, sinemacı ise ürününü pazarlayan bir tüccara dönüşmüştür.
Misyonu ve Vizyonu:
Karşıt Sinema Manifestosu yazarları ve destekçileri olarak, sinemayı içine atıldığı bu bataklıktan kurtarmak için sinemanın olmazsa olmaz teamüllerini yineleme ihtiyacı duyuyor ve bu yola girdiğimizi resmen ilan ediyoruz. Türkiye Sineması’nın yenilikçi, özgün ve yaratıcı bakış açılarına ihtiyacı olduğunu göstermeye çalışıyoruz çünkü sinema sanatı ile hem teorik hem pratik anlamda ölünceye dek haşır neşir olacağız.Karşıt Sinema, ulusal ve uluslararası sanat otoritelerinin ödül ve cezalarıyla değil, her sanatçının kendi iç ve dış dinamikleriyle, kendi zihninin yönlendirmeleriyle oluşacaktır. Biz Karşıt Sinema destekçileri olarak tastamam bir sinemanın oluşması adına elimizi taşın altına sokuyor ve bu manifestoyu var olan sinemaya bir antitez olarak sunuyoruz.Bunun sonucunda Türkiye Sineması’nın geleceği için özgür, özgün, yenilikçi ve yaratıcı bir sentez elde etmeyi umuyoruz.
Manifesto hakkında detaylı bilgi almak ve Karşıt Sinema Hareketi’ni takip edebilmek için: www.karsitsinema.com

2 yorum:

  1. bu manifesto'ya kısmen sempati duyuyor olsam da, manifesto'nun altında imzası olan bir yönetmenin linkini verdiği kişisel sayfasında bizi filminin ödül aldığı festivallerin çelenklerinin karşılıyor olması, bu manifestonun inandırıcılığını oldukça zedeliyor ve işi daha çok pastadan daha fazla pay alamadığı için huysuzlanan bir çocuğun mızmızlanmasına indirgiyor. festival ve ödül odaklı uyuşturucu olarak tanımlanan bu mekanizma, şahsın kendisini ödüllendirdiğinde doğru karar alan faydalı bir otoriteye dönüşmüş belli ki. Bu manifestonun niyetleri bence belli ölçüde kıymetli ve önemli fakat bu niyetleri sunuş ve ortaya koyuş şekli açısından ne yazık ki acemice.

    YanıtlaSil
  2. Merhaba

    Festivaller ve ödüller doğru filmlere verildiğinde değerleri artan mekanizmalardır. Manifesto dahilinde bu kurumlara yapılan eleştiri kurumların varlığına karşı değil, haksız desteklerine karşıdır. Bu kurumların uyuşturucu bir mekanizmaya dönüşmesi bu haksız destekleri insanlara iyi ve olması gereken olarak alıştırmasından kaynaklanmaktadır.

    Can Eren'in işlerinin manifestoyu desteklediğine inanıyoruz.Bu anlamda aldığı ödülleri sergilemesinde hiçbir sakınca yoktur. Aksine yenilikçi ve yaratıcı işlerin de takdir edilebildiğine bir örnek oluşturduğundan, Türkiye Sineması'nda karşılaştığımız tek düzeliğin gereksizliğini ortaya koymaktadır.

    YanıtlaSil

Karşıt Sinema

Karşıt Sinema
Bu yazar Karşıt Sinema Hareketi destekçisidir

Etiketler

12 eylül (1) 1930 (1) 1968 (1) 68 Devrimi (1) aids (1) aile filmi (2) Always love your man (1) anılar (1) Anlatıcının sesi (2) anne (1) annelik (1) aşk (1) auteur (1) Baldick (1) baydara (1) belgesel sinema (7) belgeselde gerçeklik (1) Bill Nichols (1) biography (1) biyografi filmleri (1) bread and roses (1) Bunuel (1) Burke (1) Cara Devito (1) Chris Marker (2) chronicles of a summer (1) cinema verite (2) cinematography (1) civil war (1) Çayan Demirel (1) değişim (1) demir kırat (1) devrim (1) documentary (1) Drifters (1) egzotik (1) Enis Rıza (1) ethics (1) etik (1) evrim (1) Frankenstein (1) Franz Capra (1) Frederick Wiseman (1) gandhi (1) Genç Sinema (1) Godard (1) Grass (1) Grierson (1) hegel (2) hiroshima mon amour (1) Hobbes (1) Into the Wild (1) Jean Rouch (1) kaşıntı (1) Kutluğ Ataman (1) Land Without Bread (1) le joli mai (1) Loach (1) MAry Shelley (1) master slave dialectic (1) mayıs sıkıntısı (1) Monstrosity (1) moonrise kingdom (1) morality (1) Nanook the North (2) Never My Soul (1) normal (1) nuri bilge ceylan (1) oryantalizm (1) özel olan politiktir (1) Parallax View (1) political cinema (1) Prelude to War (1) racism (1) Riefenstahl (1) safe (1) Sans soleil (1) Shakespear (1) Sinematek (1) Sorbonne olayları (1) temsiliyet (1) the corporation (1) The Politics of Monstrosity (1) the wind that shakes the barley (2) tilda swinton (1) Titicut Follies (1) todd haynes (1) Triumph of the Will (1) Türkiyede belgesel sinema (1) understanding of truth (1) üç maymun (1) Ve Sinema (1) voiceover (1) war drama (1) We need to talk about kevin (1) wes anderson (1) Yeşilçam (1)