11 Aralık 2012 Salı

CHILDREN OF REVOLUTION



Documentarist kapsamında gerçekleştirilen Hangi İnsan Hakları? Film Festivali'nin bugün öne çıkan filmlerinden biri Shane O'Sullivan'ın 2010 yapımı 'Devrimin Çocukları' idi. Film özetle '65-'72 dönemi arasında artan öğrenci hareketlerinin içinden sivrilen ve bununla yetinmeyip kapitalizme evrensel olarak başkaldırmaya çalışan Ulrike Meinhof (Almanya) ve Fusako Shigenbu'nun  (Japonya) hayatlarını konu ediniyor. Hikayelerin anlatımı büyük oranda iki ana karakterin yakın çevreleri ile yapılan sözlü tarih çalışmalarına dayanıyor. Filmin en dikkat çekici yanı bu anlatıların daha önceden olan ve ilk kez ortaya çıkan arşiv görüntüleriyle desteklenmiş olması.

Belgesel sinema izleyicisi olmanın en büyük gereklerinden biri belgesel sinemayı kendi içerisinde sorunsallaştırabilmektir. Bu anlamda 'Devrimin Çocukları' izleyicilerin bir çok noktadan soru sorabileceği bir film. Bana kalırsa tüm bu soruların arasında en dikkat çekeni arşiv görüntülerinin ve anlatıların birbirlerine paralel bağlanmış olması idi. Bu tür filmleri iki şekilde yorumlayabileceğimizi düşünüyorum: Anlatılar, var olan görüntülere bağlı olarak manipülasyona uğramış olabilirler ve bu şekilde sözlü tarih çalışmalarının da en büyük sıkıntılarından biri olan yeniden kurgulanmış geçmiş handikapına düşebilirler. Daha iyimser bir yorum ise anlatıların görüntülerle paralel düştüğünü çünkü gerçeğin tek bir şeklinin olduğunu savunabilir. Bu gibi durumlarda belgesel izleyicisinin belgeselin yapım aşamasına dair bir kaç konuda aydınlatılması gerektiğini düşünüyorum. Bunlardan en önemlisi anlatıcıların kullanılan görüntüleri izleyip izlememiş olmaları. Çoğu zaman zihin için anılar oyun hamurundan farksızdır ve hayal gücü belirli uyarıcılar altında kaldığında onların etkisi ile hareket eder.

Tabii ki tüm bunları söylerken belgesel filmin objektif olması gerektiğini savunmuyorum. Elbette karakterlerin ve filmi yapan kişinin bakış açısı ile izliyoruz tüm filmleri. Ana hikayenin karakterlerin çocukları tarafından anlatıldığını varsayarsak 'Devrimin Çocukları' gibi bir filmde bu öznellik ve bakış açısı faktörü çok daha netleşiyor. Ancak belgesel sinemada bunun üzerinde bir miktar daha çok durup, ne kadarını bu bakış açısı ile izlediğimizin farkına varmamız gerekir. Bu anlamda belgesel sinema çok daha interaktif bir görselleştirme biçimidir.

Filme bir göz atmak için böyle buyrun :


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Karşıt Sinema

Karşıt Sinema
Bu yazar Karşıt Sinema Hareketi destekçisidir

Etiketler

12 eylül (1) 1930 (1) 1968 (1) 68 Devrimi (1) aids (1) aile filmi (2) Always love your man (1) anılar (1) Anlatıcının sesi (2) anne (1) annelik (1) aşk (1) auteur (1) Baldick (1) baydara (1) belgesel sinema (7) belgeselde gerçeklik (1) Bill Nichols (1) biography (1) biyografi filmleri (1) bread and roses (1) Bunuel (1) Burke (1) Cara Devito (1) Chris Marker (2) chronicles of a summer (1) cinema verite (2) cinematography (1) civil war (1) Çayan Demirel (1) değişim (1) demir kırat (1) devrim (1) documentary (1) Drifters (1) egzotik (1) Enis Rıza (1) ethics (1) etik (1) evrim (1) Frankenstein (1) Franz Capra (1) Frederick Wiseman (1) gandhi (1) Genç Sinema (1) Godard (1) Grass (1) Grierson (1) hegel (2) hiroshima mon amour (1) Hobbes (1) Into the Wild (1) Jean Rouch (1) kaşıntı (1) Kutluğ Ataman (1) Land Without Bread (1) le joli mai (1) Loach (1) MAry Shelley (1) master slave dialectic (1) mayıs sıkıntısı (1) Monstrosity (1) moonrise kingdom (1) morality (1) Nanook the North (2) Never My Soul (1) normal (1) nuri bilge ceylan (1) oryantalizm (1) özel olan politiktir (1) Parallax View (1) political cinema (1) Prelude to War (1) racism (1) Riefenstahl (1) safe (1) Sans soleil (1) Shakespear (1) Sinematek (1) Sorbonne olayları (1) temsiliyet (1) the corporation (1) The Politics of Monstrosity (1) the wind that shakes the barley (2) tilda swinton (1) Titicut Follies (1) todd haynes (1) Triumph of the Will (1) Türkiyede belgesel sinema (1) understanding of truth (1) üç maymun (1) Ve Sinema (1) voiceover (1) war drama (1) We need to talk about kevin (1) wes anderson (1) Yeşilçam (1)